ARAMA
Makaleler
26.10.2023

Yoku Var Edenler: Suriyeli
Kadın Girişimciler

Türkiye, dünya üzerinde en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan ülke. Artan Suriyeli mülteci ve göçmen sayısına kurdukları...

Emine Uçak Erdoğan

Kaynak: Building Markets

Makale

26.10.2023
10 DAKİKA OKUMA SÜRESİ

Emine Uçak Erdoğan

Emine Uçak Erdoğan, uzun yıllar gazeteciliğin yanı sıra insan hakları alanı başta olmak üzere farklı sivil toplum kuruluşlarında profesyonel ve gönüllü çalışmalar yürüttü. Şu ana dek üç kitabı yayımlandı. İstanbul...
Devamını Oku...

Etiketler

PAYLAŞ

Türkiye, dünya üzerinde en büyük mülteci nüfusuna ev sahipliği yapan ülke. Artan Suriyeli mülteci ve göçmen sayısına kurdukları işletme sayılarındaki artış da eşlik ediyor. Emine Uçak Erdoğan, Suriyeli kadın girişimcilerin hikayelerine odaklanırken bu işletmelerin ekonomik değerine vurgu yapıyor.

İç savaş ve zorunlu göç; birbirinden ağır bu iki deneyimin ardından yeni bir ülkede belirsizliklerle dolu zorlu bir gündelik hayat… Ortak hikayelerinin başlangıcı bu olan Suriyeli girişimci kadınlar İstanbul ve Gaziantep başta olmak üzere Türkiye’nin birçok şehrinde deyimin tam anlamıyla ‘yoku var eden’ girişimler kuruyor. Bu girişimlerle hem kendilerine hem de diğer kadınlara ekonomik ve sosyal güçlenme sağlıyor.

Suriyeliler, 2011'de başlayan iç savaşla birlikte modern tarihin en ciddi insanlık kriziyle karşı karşıya kaldı.  Savaşın yanı sıra yaşadıkları kitlesel göç, gittikleri ülkelerdeki zorluk ve krizler bu deneyimi daha da zorlaştırıyor.  Suriyeliler Türkiye’de, genellikle mülteci kriziyle anılsa da, hikayenin öteki yüzünde şirketleriyle, işletmeleriyle, girişimleriyle ekonomiye ve istihdama güçlü bir katkı var. Ticaret ve Sanayi Bakanlığı'nın 2019 verilerine göre, Suriyelilerin Türkiye’de kurduğu şirket sayısı 15 bini aşıyor. Uluslararası bir sivil toplum kuruluşu olan Building Markets ise Temmuz 2020 itibarıyla Türkiye'de kayıtlı 9,041 Suriyeli şirket bulunduğunu ve bunların yaklaşık 562 milyon dolarlık sermayeye sahip olduğunu belirtiyor[1]. Köprü Derneği tarafından hazırlanan Türkiye’de Yaratıcı Endüstrilerinde Suriyeliler araştırması[2], Suriyelilerin ekonomik katkısının yanı sıra hızlı modernleşme süreci ve şehirleşmeyle yok olma tehdidi altındaki zanaatların yeniden canlandırılmasına da katkı sağladığını not ediyor. Ayrıca, kuyumculuk, mücevher yapımı gibi geleneksel zanaatlerin farklı karat, teknik ve modellerle çalışan Suriyeli ustaların gelişiyle zenginleştiği ve üretim merkezinin Suriye’den Türkiye’ye taşınarak dünyaya ihraç edilmeye başlandığını vurgulanıyor.  Raporda, Suriyelilerin ayrıca dijital sektörlerinde, örneğin yazılım ve oyun endüstrisinde adlarını duyurdukları da kaydediliyor.

Suriyelilerin ekonomik alandaki katkılarına yönelik yapılan tüm araştırmaların çoğunluğu katkının daha da büyüme potansiyeline işaret ederken, büyümenin önündeki şu yapısal sorunlara vurgu yapıyor: Mülkiyet hakkı, serbest dolaşım hakkı, bankacılık ve istihdam gibi alanlardaki mevzuat sıkıntılar. Bu yapısal sorunlar kayıt dışılığın artmasına sebep oluyor. Ayrıca dil engeli, Türkiye'deki sistemlerin işleyişini bilmeme gibi dezavantajlar da süreci zorlaştırıyor. Ancak bu çalışmaların ortak bir sonucu var: Tüm bu zorluklara rağmen Suriyeliler, hem gündelik yaşam pratiklerinde hem de ekonomik iyileşmede büyük bir çaba gösteriyorlar.

Kadınlar bu mücadeleyi daha da zorlu bir şekilde sürdürüyorlar. Çünkü toplumsal cinsiyet eşitsizliği, dünya genelinde ekonomik verimliliği etkileyen önemli bir faktör. Suriyeli kadınlar, Suriye’de savaş öncesinde de büyük zorluklarla karşı karşıyaydılar ve istihdamın içinde neredeyse yoktular. Building Markets'in Türkiye’deki Suriyeli Kadın Girişimciler Raporu[3] da savaş öncesi dönemde Suriye'de kadınların iş hayatına katılımının düşük olduğuna dikkat çekiyor. 2009'da yayınlanan Girişimcilik için Suriye Ulusal Raporu'na göre, Suriyeli kadınların iş hayatına katılımı sadece %4.4'tü. Aynı yıllarda küresel ölçekte bu oranın yüzde 39, Türkiye’de (%33), Ürdün’de (%18.1) ve Lübnan’da (%24.5) olduğunu hatırlarsak; ne kadar düşük bir katılım olduğu daha iyi anlaşılıyor. Suriye’de kadınların düşük katılımın sebepleri olarak cinsiyet arasındaki kültürel farklılıklar, ev içi roller ve sorumluluklar, iş dünyasındaki cinsiyet dinamikleri gibi konulara dikkat çekiliyor. 2018 yılında Birleşmiş Milletler Kadın Birimi'nin Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği ile hazırladığı "Türkiye’de Geçici Koruma Altındaki Suriyeli Kadın ve Kız Çocukların İhtiyaç Analizi”nde de Suriyeli kadınların temel ihtiyaçlarını karşılamada, savaş travmalarından kurtulmada ve Türkiye'nin sosyal ve ekonomik yaşamına katılmada engellerle karşı karşıya kaldıkları belirtiliyordu[4]. İhtiyaç analizinde Suriyeli kadınların %70'i’nin Türkçe bilmediği bunun da hak ve hizmetlere erişimde zorluklar yarattığına işaret ediliyordu. Aynı araştırmada, Türkiye'deki Suriyeli mülteci kadınların sadece %15'inin gelir getiren işlerde çalıştığı belirtiliyor.

Türkiye’de kayıtlı bulunan Suriyeli işletmelerden 2 bin 200’üne ulaşılan ve bunlar arasında sahiplerinden en azından biri kadın olan 164 şirketle görüşme yapılarak hazırlanan Türkiye’deki Suriyeli Kadın Girişimciler Raporu’na [5]göre, kadınlara ait işletmeler ağırlıklı olarak İstanbul (%49) ve Gaziantep'te (%26) bulunuyor. Çok farklı sektörlerden oluşmakla birlikte kadınların kurduğu girişimlerin ağırlıklı olarak toptan/perakende, imalat ve konaklama/gıda hizmetine odaklandığı kaydediliyor. Aynı araştırmada kayıtlı Suriyeli işletmelerden 2 bin 200’üne ulaşan Building Markets, 1066 işletmeden Suriyeli kadın çalışanlar ve girişimciler hakkında veri alabilmiş. Ve bu işletmelerden sadece 501’i kadın çalışanlara yer verdiğini belirtirken, işletmelerdeki çalışanların yalnızca yüzde 14’ü kadınlardan oluşuyor.  Ankete katılan işletmelerden 99'u (%60) en az bir kadını tam zamanlı istihdam ederken, 28'i (%17) en az bir kadını yarı zamanlı çalıştırmaktadır. Aynı araştırmada Türkiye ağında bulunan kadınlara ait işletmelerin, 484'ünü (%36) kadınların oluşturduğu ve bunların tam zamanlıya eşdeğer 1.339 iş fırsatı oluşturduğu da belirtiliyor.  Kadınlara ait işletmeler arasından mal ve hizmet ihracatı yapan (%49) işletmelerin %10'u Suriye'ye, %9'u Almanya ve Irak'a ve %7'si Suudi Arabistan'a ihracat yapıyor.

Türkiye’deki Suriyeli kadın girişimciler, erkeklere göre daha fazla sermaye ve finansmana erişim sorunuyla karşı karşıya kalabiliyorlar. İstanbul Sanayi Odası tarafından yayınlanan İstanbul Ekonomisinde Suriyeli Girişimciler araştırması kapsamında görüşülen Suriyeli Hanımlar Derneği Başkanı Meysa Said'in şu sözleri, kadınların  yaşadığı durumu iyi bir şekilde özetliyor[6]: "Kadınlar bir proje yaptığı zaman özellikle kadın odaklı insanlar ‘bravo’ diyorlar, çok destekliyor ama maddi desteğe gelince acaba başarılı olur mu diye endişe ediyorlar, bir güven eksikliği oluyor. ‘Acaba başarılı olacak mı?’ düşüncesi… İşte bu zihniyet bizi engelliyor. Bazı dernekler bize destek olmak istiyorlar ama emin olamadıkları için destek vermiyorlar. Bize inanıp güvenmeleri gerek." Suriyeli Mülteci Kadın Girişimcilerin Türkiye Ekonomisine Uyum Süreci başlıklı doktora çalışmasına katılan girişimciler de; Türkiye’de kadınlar için çalışma ortamının ülkelerine göre daha iyi olduğunu dile getirse de hem kendi aile çevrelerinden hem de ev sahibi toplumdan kaynaklanan sorunlar yaşandıklarını ve bunların kadın girişimci olmaktan kaynaklanan özel zorluklar olduğunu belirtiyorlar.  Araştırmada sosyal-kültürel çevreden gelen destek ve/veya karşılaşılan zorlukların kadınların bu süreçteki motivasyonlarını ve başarısını etkilediği kaydedilirken, girişimcilerin kadın ve ‘yabancı kadın’ oldukları için olumsuz tavır ve davranışlarla karşılaştıkları ancak tüm olumsuzluklara rağmen girişimcilik konusunda azimli davranıp vazgeçmedikleri ve başarılı oldukları vurgulanıyor.[7]

 

‘Pes Etme Lüksü Olmamak’

Yazı için yapılan masa başı araştırmasında ulaşılan farklı rapor ve haberler, Suriyeli kadın girişimcilerin yaşadığı zor şartları fırsata çevirmeyi bildiğini gösteriyor.

İstanbul’da kurduğu tekstil atölyesiyle hem kendisi hem de diğer mülteci kadınlar için istihdam yaratan Abir Allus’un[8] “Çocuklarımızın geleceğini düşünmek zorundaydık. Pes etmek gibi bir lüksümüz yoktu” sözleri Suriyeli girişimci kadınların ortak hikayesi bir bakıma. Pes etme lüksü olmayan kadınlar olarak yaşadıkları zorlukları fırsata çevirmeyi, çok farklı alanlarda üretim yapmayı başarmışlar. Elektronik kart üreterek başladığı ilk deneyimi olumsuzlukla sonuçlansa da yılmayıp yeni girişimi için hibe desteği almayı başaran Maryam Mando[9] yola çıkış hikayesini şöyle anlatıyor: “Ayrılmaktan başka seçeneğimiz yoktu. Sevgili şehrimi hatırlamak için mavi gökyüzüne ve ağaçlardaki güzel çiçeklere son bir kez baktım. Türkiye'ye giderken kendime ve aileme, bir gün başarılı bir girişimci olacağıma ve ülkemin küllerinden doğmasına yardım etmek için geri döneceğime söz verdim.” Restoran sahibi Lobna Heli[10] de başlarda büyük zorluklar yaşadığını ancak tüm bu zorlukların başarının anlamını kendisi için daha da anlamlı kıldığını belirtiyor: “Vatanımın dışında bir iş açmak benim için büyük bir zorluktu. Mali zorluklarla mücadele ediyordum ve çok sınırlı bir bütçe ile çalışmak zorundaydım. Ayrıca Türkçe'yi veya hukuk sistemini iyi bilmiyordum. Vergi muhasebecilerinden danışmanlık ve rehberlik almak zorunda kaldım ve Türkçe öğrenmek için büyük bir çaba sarf ettim. Burada kendi işimi kurmam büyük bir zaman ve çaba gerektirdi ama sonra gelen başarı buna değdi.”

Gaziantep’te açtığı lokum üretim fabrikasıyla Türkiye’de geçici koruma statüsündeki ilk kadın sanayici olarak kabul edilen Emma Shamma[11]  ‘hayata küsüp bir tarafa çekilmek yerine mücadele etmeyi’ ve dayanışmanın önemini vurguluyor: “Bankacılık, çalışma izinleri gibi sıkıntılar yaşamama rağmen kendi işimi kurdum, şu anda üretimimi gerçekleştiriyorum. Birçok Suriyeli ve Türk kadının desteğini de alarak yardımlaşarak, el ele vererek şirketimi kurmuş oldum. Bu başarı öyküsünde çok zorluklar yaşadım. Ancak hayata küsüp bir tarafa çekilmek yerine mücadele etmeyi tercih ettim.”

Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon için Girişimcilik Kapasitelerinin Geliştirilmesi Projesi’nde Geliştirdiği PEACE Therapist projesi ile birinci olan Jin Dawod[12] girişimciliğin kolay olmadığını özellikle de Suriyeli kadınlar için daha zor olduğunu belirtiyor. Küçük yaşlarda doktor olmayı isteyen ancak yaşadığı Rakka’dan savaşın ağırlaşması sebebiyle ailesiyle Şanlıurfa’ya gelip burada kendine bambaşka bir yol çizen Jin’in ödül kazandığı PEACE Therapist üç dilde psikolojik destek sunan bir mobil uygulama. Mültecilere proje kapsamında ücretsiz destek sağlayan Jin Dawod sosyal bir girişimi hayata geçirdiği için kendini doğru yolda hissettiğini belirtiyor: “Suriye'de olsaydım doktor olacaktım. Bu proje birçok insanın hayatına dokunacak. İlk başta bir insani amaçla başlamıştı. Şirket vs olacağını hiç düşünmemiştim. Sosyal bir tarafı olması nedeniyle çok mutlu ediyor beni.  Şanlıurfa, İstanbul ve Ankara gibi şehirlere yaptığım  girişimcilik yolculuğumda bir çok mentor, iş adamı ve iş kadını ile tanışma imkanım oldu.  Hem onların hem üniversitedeki hocalarımın hem de farklı kuruluşların bu yolculuk süresince motivasyon, bilgi ve manevi anlamda destekleri oldu. Çalışmaya ve emeğe dayalı işlere verilen bu tarz  destekler insanı iyi şeylere daha da çok teşvik ediyor.”

2018’de catering hizmeti verdiği bir girişim kuran Razan Atassi[13] de ekonomik güçlenmenin yanı sıra girişimlerin sosyal yönüne ve kadınların güçlenmesine yaptığı katkıya şöyle vurgu yapıyor: "Aktif bir topluluk üyesi olmak, bana mutluluk ve huzur getiriyor, diğer kadın girişimcilerle buluşmak ise fikirleri, deneyimleri ve işletme güncellemelerini paylaşmamıza ve değiş tokuş etmemize olanak tanıyor."

Güzellik ve sağlık hizmeti veren Ahlam Muhibaldee[17] kadınların iş kurarken sadece ekonomik güçlenmeyi öncelemelerini sevdikleri, kendilerini iyi hissettikleri işlere yönelmesi tavsiyesinde bulunuyor: “Bu iş, benim ilham, motivasyon ve finansal istikrar kaynağım oldu. Aileme bakarken gönüllü çalışmalarıma devam edebildim. Diğer kadın girişimcilere tavsiyede bulunabilseydim, gerçekten sevdikleri ve motive oldukları bir iş kurmaları gerektiğini söylerdim. Bu olmadan devam etme gücünü bulmak daha zor.“

Burada hikayelerinden kısa pasajlara yer verdiğimiz Suriyeli kadınlar, ulusal veya uluslararası sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve daha farklı kurumlardan bir nebze de olsa destek görmüş. Savaş ve göç gibi yakıcı sorunlar yaşamasa da ekonomiden siyasete katılıma kadar bir çok konuda kadınların dezavantajlı olduğunu hatırlarsak, Suriyeli girişimci kadınlar için yer alan desteklerin önemi daha da ortaya çıkıyor. Yukarıda yer verilen Suriyeli kadın girişimcilerin hikayeleri; mevzuat sorunları, dil bariyerleri, finansmana erişim zorlukları gibi yapısal sorunlar için desteğin yanı sıra kadın girişimciler için özel destekleme mekanizmalarının kurulmasının önemini ortaya koyuyor.

 

Referanslar

[1] https://buildingmarkets.org/wp-content/uploads/2021/10/another_side_to_the_story_tr-final-spr.pdf

[2] https://static.s123-cdn-static-d.com/uploads/3452348/normal_633fef171b643.pdf

[3] https://buildingmarkets.org/wp-content/uploads/2021/08/women_as_entrepreneurs_and_employees_in_syrian_smes_in_turkey_ii.pdf

[4] https://www.raporlar.org/wp-content/uploads/2018/09/SGDD-Suriyeli-Kadinlarin-ihtiyac-analizi-2018.pdf

[5] https://buildingmarkets.org/wp-content/uploads/2021/08/women_as_entrepreneurs_and_employees_in_syrian_smes_in_turkey_ii.pdf

[6] https://www.researchgate.net/publication/364153600_Istanbul_Ekonomisinde_Suriyeli_Girisimciler

[7] https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/cokluortam/cokluortam/D/E/F/B/E/64a5ed5ab2cf2.pdf

[8] https://www.sabah.com.tr/pazar/2020/11/29/istanbulda-uc-suriyeli-girisimci-kadin-yuk-olmuyoruz-deger-katiyoruz

[9] https://spark.ngo/story/maryam-mando/

[10] https://buildingmarkets.org/wp-content/uploads/2021/08/women_as_entrepreneurs_and_employees_in_syrian_smes_in_turkey_ii.pdf

[11] https://www.iha.com.tr/gaziantep-haberleri/-2766539

[12] https://www.indyturk.com/node/356691/haber/i

[13] https://buildingmarkets.org/wp-content/uploads/2021/08/women_as_entrepreneurs_and_employees_in_syrian_smes_in_turkey_ii.pdf

[14] https://buildingmarkets.org/wp-content/uploads/2021/08/women_as_entrepreneurs_and_employees_in_syrian_smes_in_turkey_ii.pdf

Diğer Yazılar

Soru ve mesajlarınızı e-posta yoluyla bize iletebilirsiniz.

E-Posta Adresi:
info@sessizolmaz.org
Bizi Takip Edin

©2024 Tüm hakları saklıdır.